Skip to main content
Tag

Gezi olayları

Güvenlik Devletinde Güvenliksiz Yaşamlar Üzerine

Yazar: Sayı 25 | Şubat 2015 No Comments

Güvenlik algısı tüm dünyada dönüşüm geçirirken güvenliği sağlamak adına hayatımız yasal düzenlemelerle, kameralarla, kayıt sistemleriyle kontrol altına alınıyor ve gittikçe güvensiz hâle geliyor. Kadınların ve LGBTİ’lerin maruz kaldığı eril şiddet ve bu şiddet karşısında cezasızlık uygulamaları artarak devam ediyor. İç Güvenlik Yasa Tasarısı gibi, devletin güvenliği uğruna bireylerin temel hak ve özgürlüklerini kısıtlayacak yasal düzenlemeler gündeme getiriliyor.   Dergimizin bu sayısında güvenlik siyaseti üzerine çalışma yürüten akademisyen Evren Balta ile Türkiye’de güvenlik algısı, kadın ve LGBTİ’lere yönelik şiddet ve ceza sistemi üzerine görüştük.

Devamını Okuyun

Kırılganlık, Muhtaçlık

Yazar: Sayı 21 | Ekim 2013 No Comments

Dünyanın önde gelen kuramcılarından biri olan Judith Butler Cinsiyet Belası ve Anlamlanan Bedenler gibi çok bilinen çalışmalarıyla, toplumsal cinsiyet, cinsellik, öznellik ve faillik gibi meseleleri düşünme biçimlerimizi temelinden sarsmıştır. Biyolojik cinsiyetin toplumsal inşası ve toplumsal cinsiyetin performatif doğası üzerine yaptığı tartışmalar yalnızca hegemonik toplumsal cinsiyet anlayışlarına meydan okumamış, aynı zamanda feminist kuramın ve siyasetin de radikal bir şekilde yeniden düşünülmesini gerekli kılmıştır. Butler, Kırılgan Hayat adlı kitabında kırılganlık, güvencesizlik ve yas kavramlarını masaya yatırarak 11 Eylül sonrası siyaseti irdeledi. Butler’ın çalışmaları, savaşın nasıl da insan/insan olmayan, yası tutulabilir hayatlar/yası hak etmeyen hayatlar gibi ayrımlar üzerine kurulduğunu gözler önüne serdi. Butler ile geçtiğimiz eylül ayında “Kırılganlığı ve Direnci Yeniden Düşünmek: Feminizm ve Toplumsal Değişim” adlı atölye çalışması için geldiği ve o dönemde Boğaziçi Üniversitesi’nde “Toplanma Özgürlüğü veya Kim Bu Halk?” başlıklı açık bir seminer verdiği İstanbul’da buluşma fırsatı bulduk. Birlikte geçirdiğimiz bir saat boyunca kırılganlık meselesi ve bu meselenin feminist siyaset ve son dönem işgal hareketleri ile ilişkisi üzerine konuştuk. Sohbetimizde Gezi Parkı ve Occupy (İşgal et) hareketleri örneklerinde de gördüğümüz halk meclisleri deneyimlerinin egemenlik, siyasi faillik ve meşruiyet gibi kavramlar üzerindeki olası etkilerini tartıştık. Butler’a göre, bu yeni siyaset yapma şekilleri yalnızca “epistemik” bir kırılma sağlamak ve herkese yeni bir siyasi umut getirmekle kalmıyor, “halk” mefhumunu ve onunla ilişkili olarak üzerinden örgütlendiğimiz ve aramızda eşit olmayan bir şekilde dağıtılmış olan kırılganlıklarımızı yeniden düşünmemize de zemin sunuyor. Bu söyleşide Butler, kendiliğinden oluşan meclisler ile kendini gösteren yeni siyaset yapma biçimlerini yorumluyor ve aynı zamanda tüm bu gelişmelerin gücünü sandıktan ve polis şiddetinden alan devlet egemenliği bağlamında üretilen “kabul edilmiş karamsarlıklarımıza” nasıl meydan okuduğunun altını çiziyor.

Devamını Okuyun

Helal Olsun, Sen de (!) Buradasın

Yazar: Sayı 20 | Haziran 2013 No Comments

Gezi olayları etrafında bir izlenim yazısı yazmak için iki hafta kadar önce bilgisayarımın başına oturdum. Her şeyin en başında kafamın aslında ne kadar karışık olduğunu, yazının taslağına dair yaptığım ilk denemeden sonra fark ettim. Öyle ki, yazdıklarımın, başörtülüler adına bir temsiliyet anlamına gelebileceği fikri dahi beni oldukça korkuttu; çünkü eylemliliğin kazanımlarını izleyemediğiniz, karamsar bir yazı oluyordu. O yüzden başka başörtülülerle bir araya gelmek, bu konuda konuşmak, izlenimlerimizi tartışmak istedim. Buradaki görüşme de bu arayışın bir ürünü olarak görülebilir. Ancak Gezi olayları başladığı zamandan beri neredeyse her şeyde başımıza geldiği gibi, yapmaya çalıştığımız bu iş de yarıda kaldı. Taksim’de, Ankara’da polis kurşunuyla öldürülen Ethem Sarısülük’ün katilinin serbest bırakılması için yapılan eylemin ardından gelen polis müdahalesi yüzünden görüşmemizi bitirmek zorunda kaldık. Aşağıdaki görüşme, bu kesintiyi de içinde korumayı tercih ettiğim Hilal, Nihan, Zişan ve Esmanur’la yaptığım bir arkadaş muhabbeti aslında…

Devamını Okuyun